Saturday, 9 June 2018

Subject Analysis


Bir metnin otomatik anlaşılması ve bu metne ilişkin
soruların doğru olarak cevaplanmasına ilişkin zorluk
metnin özelliklerine bağlıdır.


Eğer metin bir kullanım kılavuzu ise bu tür yazılar
otomatik olarak nispeten kolay algılanabilir.


Eğer metin bir hukuk davasi dosyası ise konuşmalar içerebilir.
Bu durum tırnak içindeki sözü söyleyen kişinin doğru
olarak tespitini  gerektirir. 


Eğer metin bir roman ise güçlük daha da artar.  Yalnız
tırnak içindeki sözleri söyleyen kişilerin takibi yetmez.
Gizli öznelerin fiillerin takılarından çıkarılması gerekir.


Ayrıca hiç öznesi olmayan cümlelerde daha önceden belirlenmiş
dolaylı öznelerin doğru olarak takibi gerekir.


1-Düz yazıda eğer özne yoksa en son açık özne geçerlidir.
2-Düz yazıda açık özneden sonra belirsiz konuşma, dolaylı özne
olarak en son açık özne tarafından yapılmıştır.


1-Belirsiz ilk konuşma en son açık özne tarafından yapılmıştır.
2-Belirsiz bir sonraki konuşma en son ikinci açık özne tarafından
3-her iki özne arasında değişerek devam eder.


1-Eğer soru soran belirsiz ilk konuşma olursa alternatif kişi
diğer dolaylı özne cevap verir


Bazı örnekler:
«Kılıcı?» [çocuk]
«istersen sen al onu.» [yaşlı adam]
«isterim» dedi çocuk. «Şimdi öteki işleri ne yapacağız, onu düşünelim.» [çocuk]
«Beni aramaya çıktılar mı?» [yaşlı adam]
«Elbet. Hem sahil muhafazadan, hem de uçaklarla.» [çocuk]

Yukarıda --dedi çocuk-- açık öznedir ve konuşma sırasını yeniden düzenler.

İhtiyar Adam ve Deniz’in 1917. Cümlesinden sona kadar bölümünün DOLAYLI VE GİZLİ ÖZNE ANALİZİ

Yaşlı adam = kırmızı renk-açık özneler

*o = sarı renk-yaşlı adam gizli özne

*o = yeşil renk-çocuk gizli özne



 Yaşlı adam güçlükle soluk alıp veriyordu; ağzında acaip bir tat vardı. Maden gibi, tatlı gibi. Bir an korktu*o bundan. Ama korkacak kadar değildi*o.

Denize tükürdü*o: «Bunu da ye Galanos. Düşünde insan öldürdüm*ben de!» [yaşlı adam]



Sonunda yenilmişti*o artık, biliyordu*o bunu; hiç çaresi yoktu bunun. Kıça gitti*o, yekeyi buldu*o, dümene taktı*o, bununla rahat rahat giderdi*o. Çuvalı omuzlarına attı*o, tekneyi yoluna soktu*o. Hafif hafif gidiyordu*o, ne bir şey düşünüyor*o, ne bir şey duyuyordu*o. Her şeyi geride bırakmıştı*o artık, elinden geldiğince ustalık ve rahatlıkla tekneyi köyünün limanına götürmeye çalışıyordu*o. Sofra artıklarını toplıyan biri gibi geceleyin balığın iskeletine saldıran köpek balıkları da oldu. Yaşlı adam artık aldırmıyordu onlara, yol almaktan başka bir şey düşündüğü yoktu. Teknenin hafif ve güzel gittiğini düşünüyordu*o, yanındaki ağırlık da kalkmıştı.



iyi bir tekne diye düşündü*o Sağlam, yekesinden başka bir yerine de bir şey olmadı. O da kolay onarılır. Akıntıya girdiğini sezdi*o, kıyıdaki köylerin ışıklarını görüyordu. Nerede bulunduğunu anlamıştı*o, artık pek bir şey yoktu evine.



Rüzgâr gene de dosttur bize, diye düşündü*o. Sonra ekledi*o, her zaman değil. Dostlarımız ve düşmanlarımızla dolu olan büyük deniz de öyle: Ve yatağımız. Yatak dostumdur benim. Sadece yatak. Yatak yaman bir şey olacak. Yenilmek kolay şey diye düşündü*o. Bunca kolay olduğunu bilmezdim*ben. Seni ne yendi, diye düşündü*o.



«Hiç bir şey» dedi yüksek sesle. «Çok açıldım*ben.» Limandan içeri girdiğinde Teras'ın ışıkları sönmüştü, milletin uykuda olduğunu anladı*o. Rüzgâr artmış, sert esiyordu şimdi. Liman sakindi ama. Kayalıkların altındaki küçük, taşlık yere yanaştı*o. Yardım edecek kimse olmadığı için tekneyi ancak çekebildiği kadar çekti*o. Sonra atladı*o yere, bir kayaya bağladı*o.



Direği çıkardı*o, yelkeni doladı*o ve bağladı*o. Omuzlayıp tırmanmağa koyuldu*o, işte o zaman yorgunluğunun ne denli olduğunu anladı*o. Bir an durdu*o, arkasına baktı*o, sokak fenerinin ışığında teknenin kıç gerisinden balığın kocaman kuyruğu yükseliyordu. Beyaz soyulmuş sırt kemiğini, kafanın karaltısı ile, parlayan kılıcını ve aradaki bütün çıplaklığı gördü*o.



Yeniden tırmanmağa başladı*o, tepede yığıldı*o ve direk omuzlarında bir süre yattı kaldı*o. Kalkmak için çabaladı. Ama çok güçtü, direk omuzlarında oturup yola bakmağa başladı*o. Uzaktan, ta uzaktan kendi işine giden bir kedi geçti, yaşlı adam baktı ona. Sonra gözlerini sadece yola dikti*o. Arkasından direği yere bırakıp ayağa kalktı*o. Gene aldı direği*o, yerleştirdi*o omuzlarına, yola koyuldu*o. Kulübesine varana kadar daha beş kez oturup dinlendi*o.



Kulübeye girince direği duvara dayadı*o. Karanlıkta su şişesini bulup biraz içti*o. Sonra yatağına uzandı*o. Battaniyeyi omuzlarına, sırtına, bacaklarına sardı*o, kollarını uzatıp avuçlarını açarak yüzü koyun gazetelerin üstünde uyudu*o.



Sabahleyin çocuk kapıdan içeri baktığında yaşlı adam uyuyordu. Rüzgâr çok sert olduğu için balıkçı tekneleri denize çıkmamışlardı o gün ve bu yüzden çocuk geç saatlere kadar uyumuştu. Sonra her sabahki gibi yaşlı adamın kulübesine gelmişti. Çocuk, soluğunu duydu yaşlı adamın, sonra ellerini gördü*o ve ağlamağa başladı*o.



Gürültü etmeden dışarı çıktı*o, kahve getirmeye. Yol boyunca hep ağlıyordu*o.



Birçok balıkçı teknenin çevresinde toplanmıştı, tekneye bağlı duran şeyi merak etmişlerdi*o. Biri de paçalarını sıvayıp denize girmiş, elindeki iple iskeletin boyunu ölçüyordu*o.



Kıyıya gitmedi çocuk, ilk o görmüştü tekneyi sabahleyin ve balıkçılardan biri tekneye göz kulak olmuştu. «Nasıl, iyi mi?» diye bağırdı bir balıkçı.



«Uyuyor» dedi çocuk. Ağladığımı görürler diye aldırmıyordu*o. «Kimse gidip de uyandırmasın.» Balığın uzunluğunu ölçen balıkçı, «Burnundan kuyruğa beş buçuk metre» dedi.



«Vardır.» dedi çocuk.

Terasa gidip bir teneke kahve istedi*o. «Bol şekerli, sütlü, sıcak bir kahve olsun.» [çocuk] «Daha başka?» [patron]



«Şimdilik başka bir şey istemem*ben. Hele bir uyansın da bakayım*ben ne yiyebilir, ne yiyemez.» [çocuk] Patron, «Ne balıkmış o» dedi. «Görülmüş şey değil. Siz iki güzel balık tuttunuz dün.» [patron]  «Allah kahretsin benim balığı» dedi çocuk ve ağlamağa başladı gene.



Patron, «içecek bir şey ister misin?» diye sordu.



«istemez» dedi çocuk. «Şunlara söyle de rahatsız etmesinler*onlar Santiago'yu. Ben*ben gene gelirim.» «Benim tarafımdan da geçmiş olsun*sen de.» [patron]

«Eyvallah» dedi çocuk.



Çocuk sıcak kahve dolu tenekeyi yaşlı adamın kulübesine götürdü ve uyanana*o kadar baş ucunda oturup bekledi. Bir ara uyanmış gibi baktı*o. Ama arkasından gene derin bir uykuya daldı*o. Çocuk yolun öte yanına gidip soğuyan kahveyi ısıtmak için veresiye tahta parçası aldı biraz. Sonunda uyandı yaşlı adam.



«Kalkma*sen » dedi çocuk, «iç şu kahveyi*sen.» Tenekedeki kahvenin birazını bir bardağa boşaltmıştı*o. Yaşlı adam aldı ve içti.



«Yendiler*onlar beni Manolin» dedi*o. «Gerçekten yendiler*onlar [yaşlı adam] «Ama balık yenemedi. Balık değil seni(yaşlı adam) yenen.» [çocuk]



«Yo. Değil elbet. Sonradan.» [yaşlı adam]



«Pedrico tekneyle, takımlarla meşgul oluyor*o. Balığın başı ne olacak?» .» [çocuk] «Parçalasın da balığa çıktığında kullansın Pedrico.» [yaşlı adam]



«Kılıcı?» [çocuk]



«istersen sen al onu.» [yaşlı adam]



«isterim» dedi çocuk. «Şimdi öteki işleri ne yapacağız, onu düşünelim.» [çocuk] «Beni aramaya çıktılar mı?» [yaşlı adam]



«Elbet. Hem sahil muhafazadan, hem de uçaklarla.» [çocuk]



«Okyanus büyük, tekne küçük, zor olur görmesi.» dedi yaşlı adam. Biriyle karşı karşıya geçip konuşmak denizde tek başına konuşmaktan çok güzelmiş diye düşündü. «Özledim*ben seni*sen.» dedi. [yaşlı adam] «Siz ne tuttunuz?» [yaşlı adam] «ilk gün bir tane. ikinci gün de bir tane. Üçüncü gün iki tane.» [çocuk]



«Çok iyi.» [yaşlı adam]



«Şimdi gene birlikte balığa çıkarız.» [çocuk]



«Yok, olmaz. Benim kısmetim kapalı. Hiç talihim yok.» [yaşlı adam]



«Talihe boş ver şimdi.» dedi çocuk. «Ben talih getiririm sana.» [çocuk] «Peki, annen baban ne der?» [yaşlı adam]



«Boş ver. Dün iki tane yakaladım. Bundan sonra birlikte çıkarız, daha öğreneceğim çok şey var.» [çocuk]



«iyi bir zıpkınımız olmalı, hep küpeştede tutarız. Ucuna eski bir fordun yaylarından çatal yaparsın. Guanabacoa'da biletiriz onu. Keskin olmalı iyice ama fazla da tavlanmamalı, sonra kırılır. Benim bıçak kırıldı.» [yaşlı adam]



«Başka bıçak alırım ben. yayı da biletirim. Daha kaç gün sürer bu sert brisal,» [çocuk]«Belki üç gün, belki de daha çok.» [yaşlı adam]

«Ben her şeyi yoluna korum;» dedi çocuk. «Sen ellerine iyi bak ihtiyar.» [çocuk]



«Ben ellerimi iyi etmesini bilirim. Gece acaip bir şey tükürdüm, sanki göğsümde bir şey kopmuş gibi oldu.» [yaşlı adam]



«Onu da bir yoluna koyarız.» dedi çocuk. «Yat ihtiyar, temiz çarşaf getiririm ben sana. Yiyecek bir şey de getiririm.» [çocuk]



«Son günlerin gazetelerini de getir.» dedi yaşlı adam.



«Çabuk iyi olmalısın, çünkü daha öğrenecek çok şeyim var senden. Sen de hepsini öğretirsin bana. Çok çektin mi?» [çocuk]

«Çok» dedi yaşlı adam. [yaşlı adam]



«Ben yemeği de, gazeteleri de getiririm.» dedi çocuk, «iyice dinlen ihtiyar. Eczahaneden elin için de bir şeyler getiririm.» [çocuk]



«Pedrico'ya kafayı ona ayırdığımı söylemeyi unutma.» [yaşlı adam] «Yok, unutmam.» [çocuk]



Çocuk kapıdan çıkıp mercan kayalıklı yolda giderken gene ağlıyordu.



O gün öğleden sonra Teras'ta turistler için bir parti veriliyordu. Kadınlardan biri suda, boş bira kutuları, ölü baracudalar arasında uzun, beyaz bir iskelet gördü. Kocaman kuyruğu havada, limandan içeri esen sert doğu rüzgârı ile batıp çıkıyordu*o sularda.



Çöplerin arasında yeni dalgaların alıp götüreceği büyük balığın uzun sırt kemiğini göstererek garsona, «Bu ne?» diye sordu kadın. «Tiburon» dedi garson. Olup biteni anlatmak amacı ile, «Köpek balığı» dedi. «Köpek balıklarının bu kadar güzel, biçimli kuyruklu olduğunu bilmiyordum.» «Ben de bilmiyordum.» dedi erkek arkadaşı.



Yolun tepesindeki kulübesinde yaşlı adam gene uykuya dalmıştı. Hâlâ yüzükoyun uyuyor, çocuk, yanında oturmuş ona bakıyordu. Yaşlı adam düşünde aslanları görüyordu.

Tuesday, 22 May 2018

Bir Yazı İşleme Robotu neler yapmalı?

Bir Yazı işleme robotu neler yapabilir?
Yazı işleyici(text processor) üst seviye gerekleri(requirements)
---------------------------------------------------------------
-Bir yazı verildiğinde buna ilişkin soruları cevaplamak
-Referans yazı verilmeden genel bir soruyu cevabını internetten arayıp
bularak cevaplamak
-periyodik yayınları otomatik olarak internetten izleyip ilgili olan
yazıları okuyup kaydetmek
-Bir yazının özetini çıkarmak
-Bir yazının anafikrini bulmak
-İki yazıyı içerik olarak karşılaştırmak(müttesebat takibi vb.)
-Verilmiş bir yarım yazıyı tamamlamak
-Belirli bir konuda yazı yazmak
-akış halindeki yazıları tarar (kanuni olarak kayıt edilen telefon,
telsiz konuşmaları) ve konuyu ya da niyeti bulur
-işlemiş olduğu yazılardan öğrenir(dilbilgisi, hikayesel olaylar,
semantic bilgi)
-hatırlar
-yazının güvenilirliğini değerlendirir
-özellikleri ve ilgi alanları kullanıcı tarafından belirlenebilir.

Sunday, 20 May 2018

Otomatik soru cevaplama motoru gereklilikleri(Automatic question answering requirements)

Otomatik soru cevaplama motoru gereklilikleri
(Automatic question answering requirements)

Otomatik soru cevaplama iki kısımdan oluşur:
1- Sorunun algılanması ve cevaplamanın algılayabileceği
bir biçime dönüştürülmesi
2- Belirlenen arama kriterlerine göre ayrıştırılmış
ana metin üzerinde işlem yapılarak cevabın bulunması.

Burada, örnek olarak Hemingway'in 'İhtiyar Adam ve Deniz'
adlı kitabından bir konu seçilerek bu konuya ilişkin
mümkün olan bütün sorular belirlenecek ve bunlara
verilmesi gereken otomatik cevaplar belirlenecektir.

Seçilen konu "kuşlar" ve "ihtiyar balıkçı"'dır.

--İLGİLİ METİN KISIMLARI---------------------------------------------------------------------
«Seninki açıklarda avlanmaktan hoşlanmaz » «Evet.» dedi çocuk. «Belki onun göremediği bir şey görürüm. Diyelim yemlenen bir kuş, ya da yunusları yakalamak için razı ederim.»
---------------------------
---------------------------
 Kuşlara çok acırdı, hele o her dakika uçuşan, aranan, çokluk bir şey bulamayan küçük deniz kırlangıçlarına çok acırdı. «Kuşların yaşamı bizimkinden çok zor, ama hırsız kuşlar, bir de o çok kocamanlar başka. Okyanus böylesine zalimken kuşlar, sözgelişi kırlangıçlar neden öyle ince, zayıf yaratılmış? Okyanus güzeldir, iyidir, ama birden öylesine zalim olur ki, uçan, dalıp avlanan bu kuşcağızlar o kederli küçük sesleriyle bu denize göre çok, pek çok zayıf kalırlar.» diye düşündü.
---------------------------
---------------------------
Tam o sırada, biraz ilerde, önünde uçan uzun kara kanatlı bir kuş gördü. Birden alçaldı kuş, kanatlarını arkaya kısıp aşağı süzüldü, sonra yeniden bir daire çizerek yükseldi.

«Bir şeyler bulmuş olmalı,» dedi yaşlı adam yüksek sesle. «Aranmaya pek benzemiyor bu.»

Kuşun daireler çizdiği yere doğru kürek çekmeye başladı yavaşça. Acele etmiyor, iplerini gergin tutuyordu. Ama akıntıyı biraz geçti, hiç istifini bozmuyordu, ancak kuşu görmesinden öncesine göre de bir az daha hızlı gidiyordu.

Kuş daha yükseldi, yeniden daireler çizmeye başladı, kanatlarını hiç oynatmıyordu: Sonra birden daldı. Yaşlı adam, uçan balığın sudan sıçradığını, havada umutsuzca bocaladığını gördü.
«Yunuslar!» dedi yaşlı adam yüksek sesle. «Koca koca yunuslar.»

Küreklerini bıraktı. Başaltından küçük bir olta çıkardı. Orta büyüklükteki iğnesine sardalyalardan birini geçirdi. Yandan salıverdi. Kıç taraftaki bir halkaya düğümledi. Sonra başka bir oltayı da yemleyip kangal gibi doladı, baş tarafta gölge bir yere koydu. Kürek çekip uzun kanatlı kuşu kollamağa başladı. Kuş şimdi suyun üstünde aranıyordu.

Yaşlı adam, gözlerken kuş kanatlarını kısıp gene daldı, sonra kanatlarını boş bir çaba ile yırtıcı yırtıcı sallayıp uçan balığı kovalamağa başladı. Yaşlı adam, balığı kovalayan yunusların her çıkışlarında küçük kamburlarını görüyordu. Yunus uçan balığın tam altında yüzüyordu, balık suya düştüğünde hızı kesilmemiş olacaktı. Büyük bir sürü diye düşündü. Uçan balığın kurtulma umudu çok az. Kuş da talihsiz görünüyor. Balık ona göre çok büyük, hem de çok hızlı gidiyor.

Uçan balığın üst üste sıçramalarını, kuşun boşa giden saldırmalarını gördü. Sürü benden uzaklaştı diye düşündü. Çok hızlı gidiyorlar, açıldılar. Belki sürüden ayrılan biri takılıverir oltama, hem belki benim büyük balık da onların ardındadır.
---------------------------
---------------------------
Bulutlar şimdi karanın üstünde dağ gibi yığılıyorlardı. Kıyı, arkasında kurşunsu mavi tepeleri ile yeşil bir çizgi gibi kalmıştı. Deniz koyu mavi bir renk almıştı, öyle koyu idi ki mor denebilirdi. Suya bakınca karanlıklarda yakamozların kırmızı parçacıkları ile güneşin yaptığı garip pırıltıları gördü. Oltalarına bir göz attı, bozuldular mı, diye. Birçok yakamoz görüp sevindi."Balık var" demekti bu. Güneş yükseldiğinden suda pırıltılar yapıyordu. Demek hava iyi olacaktı, karanın üstündeki bulutlardan da belliydi bu. Kuş artık görünmüyordu, suyun üstünde güneşin soldurduğu sarı Sargasso yosunları ile kayığın hemen yanında yüzen mor hareli, kaypak gövdeli bir deniz anasından başka hiç bir şey yoktu. Deniz anası yan yatıp yeniden düzeldi. Bir metre uzunluğundaki zehirli mor liflerini ardında sürükleyerek bir balon gibi neşeli neşeli yüzüyordu.
---------------------------
---------------------------
Yaşlı adam baktı, kuş gene daireler çiziyordu. «Balık buldu,» diye söylendi yüksek sesle. Uçan balığın sıçradığı falan yoktu, küçük balıklar da kaçışmıyorlardı. Yaşlı adam, küçük bir tuna balığının havaya fırlayıp baş aşağı suya düştüğünü gördü. Tuna güneşte gümüş gibi parladı, suya düştükten sonra bir tane, bir tane daha fırladı, değişik yönlere atlıyorlardı. Suyu karıştırdılar. Kaçan balığın ardından uzun sıçramalar yapıyor, onu döndürüyor, sürüklüyorlardı.
Yaşlı adam, hızlı kaçışmasalar yaklaşabilirim diye düşündü. Sürünün, suyu bembeyaz köpük içinde bırakmasını seyrediyordu. Kuş şimdi alçalıyor, dalıyor, tunaların telâşlı kovalamaları ile suyun üstüne çıkan balığa saldırıyordu.
---------------------------
---------------------------
Umut kesilmez diye düşünüyordu.

Sandala doğru küçük bir kuş geldi kuzeyden. Bir ötleğen kuşuydu bu, denizin üstünde çok alçaktan uçuyordu. Yaşlı adamın başı üstünde uçtu ve gidip ipe kondu, şimdi artık rahatını bulmuştu.

«Kaç yaşındasın sen?» diye sordu yaşlı adam. a ilk yolculuğun mu bu?» Adam konuşurken kuş ona baktı, ipi kollayamayacak kadar yorgundu. Zayıf ayaklan ile sımsıkı tutunduğu ipte dengesini bulmaya çalışıyordu. «Oynamıyor» dedi, yaşlı adam kuşa. «Hiç oynamıyor. Durgun bir gecenin ertesi böyle yorgun olmamalısın. Kuşlar nereye gidiyor böyle?»

Çaylaklar bu kuşcağızları yakalamak için denize açılırlar. Nasılsa bir şey anlıyamıyacağı için bunlardan kuşa söz etmedi. Çok geçmeden tanıyacaktı zaten çaylakları.

«iyice dinlen küçük kuş,» dedi. «Sonra git, her insan gibi, her kuş gibi ya da her balık gibi yaşamını sürdür.»
Konuşmak arttırıyordu cesaretini. Gece sırtı tutulmuştu, şimdi çok canı yanıyordu.

«Kuş, istersen benim evde kal,» dedi. «Yelkeni açıp şu çıkan hafif rüzgârla seni kıyıya bırakamadığıma üzülüyorum. Ama ben de burada yalnız değilim, bir arkadaşım var.»

Tam o sırada balık öyle birdenbire çekti ki, yaşlı adamı pruvaya düşürdü, eğer kendini tutup bir az da ip salmasaydı denize düşecekti.

İp sarsılınca kuş uçmuştu. Yaşlı adam, kuşun gittiğini bile görmemişti. Sağ eliyle ipi iyice yokladı, elinin kanadığını gördü.

«Anlaşılan bir şeyler oldu ona,» dedi yüksek sesle. Balığı döndürebilir miyim diye ipi çekti. Ama ip çok gergindi, sıkı sıkı tuttu. Kendini yeniden ipin baskısına bıraktı.

«Balık, şimdi canın yanıyor artık,» dedi. «Allah bilir a, benimki de yanıyor.»
Çevresine bakıp kuşu aradı. Arkadaş olmak istiyordu. Kuş uçmuştu.

Çok kalmadın, diye düşündü. Kıyıya kadar yolun uzun ve zahmetli. Nasıl oldu da ben farkına varmadan bir tek hızlı çekmeyle elimi kesti balık? Gittikçe salaklaşıyorum. Belki o sırada küçük kuşa bakıyor, onu düşünüyordum, şimdi işime bakayım ve sonra gücümü yitirmemek için de tunayı yemeliyim.
---------------------------
---------------------------
«Eğer gene de yorulmadınsa balık,» dedi yüksek sesle, «sen çok acaipsin.» Şimdi kendini çok yorgun buluyordu. Gecenin yaklaştığını biliyor, başka şeyler düşünmeye çalışıyordu. Büyük kulüpleri düşünmeye başladı. Yaşlı adama göre Gran Ligas'tı büyük kulüp ve New York Yankee'lerinin Detroit Kaplanları ile oynadığını biliyordu. Bugün ikinci gün, hâlâ Juego'ların sonucunu bilmiyorum, diye düşündü. Ama güvenmem gerek, topuk kemiği ağrısa da büyük DiMaggio'ya güvenmem daha iyi olur. Kemik ağrıması da ne demek? diye sordu kendi kendine. Un espuela de huesc. Biz de olmaz böyle şeyler. Dövüşen bir horozun mahmuzu gibi acı verir mi insanın topuğu? Ben buna da yokum, kör olduktan sonra horozlar gibi dövüşmeye de katlanamam. İnsanoğlu büyük kuşların, hayvanların yanında ne ki? Şu denizin karanlıklarında, aşağıdaki hayvanın yerinde olmak isterdim.
---------------------------
---------------------------

*****SORU-CEVAPLAR***************************************************************************************
***Balıkçı bir kuş gördü mü? Nasıl bir kuş gördü?
Tam o sırada, biraz ilerde, önünde uçan uzun kara kanatlı bir kuş gördü.
*********************************************************************************************************
***Balıkçı kuşları sever mi? Balıkçı kuşlara karşı ne duyar? Kuşlar neden bu denize göre çok zayıf kalırlar?
 Kuşlara çok acırdı, hele o her dakika uçuşan, aranan, çokluk bir şey bulamayan küçük deniz kırlangıçlarına çok acırdı. «Kuşların yaşamı bizimkinden çok zor, ama hırsız kuşlar, bir de o çok kocamanlar başka. Okyanus böylesine zalimken kuşlar, sözgelişi kırlangıçlar neden öyle ince, zayıf yaratılmış? Okyanus güzeldir, iyidir, ama birden öylesine zalim olur ki, uçan, dalıp avlanan bu kuşcağızlar o kederli küçük sesleriyle bu denize göre çok, pek çok zayıf kalırlar.» diye düşündü.
 ********************************************************************************************************
 ***Bu uzun kara kanatlı kuş ne yaptı? Neden aranmaya pek benzemiyor bu?
 Tam o sırada, biraz ilerde, önünde uçan uzun kara kanatlı bir kuş gördü. Birden alçaldı kuş, kanatlarını arkaya kısıp aşağı süzüldü, sonra yeniden bir daire çizerek yükseldi.

«Bir şeyler bulmuş olmalı,» dedi yaşlı adam yüksek sesle. «Aranmaya pek benzemiyor bu.»
*********************************************************************************************************
***Nereye doğru kürk çekmeye başladı?  Nasıl kürek çekiyordu? Neden daha hızlı gidiyordu?
Kuşun daireler çizdiği yere doğru kürek çekmeye başladı yavaşça. Acele etmiyor, iplerini gergin tutuyordu. Ama akıntıyı biraz geçti, hiç istifini bozmuyordu, ancak kuşu görmesinden öncesine göre de bir az daha hızlı gidiyordu.
*********************************************************************************************************
***Kuş neler yaptı?  Sudan ne sıçradı?  Koca koca olan nedir?
Kuş daha yükseldi, yeniden daireler çizmeye başladı, kanatlarını hiç oynatmıyordu: Sonra birden daldı. Yaşlı adam, uçan balığın sudan sıçradığını, havada umutsuzca bocaladığını gördü.
«Yunuslar!» dedi yaşlı adam yüksek sesle. «Koca koca yunuslar.»
*********************************************************************************************************
*** Kürekleri ne yaptı?  Başaltından ne çıkardı? Sardalyaları ne yaptı? Ne yapıp uzun kanatlı kuğu kollamağa başladı?  Kuş ne yapıyordu şimdi?
Küreklerini bıraktı. Başaltından küçük bir olta çıkardı. Orta büyüklükteki iğnesine sardalyalardan birini geçirdi. Yandan salıverdi. Kıç taraftaki bir halkaya düğümledi. Sonra başka bir oltayı da yemleyip kangal gibi doladı, baş tarafta gölge bir yere koydu. Kürek çekip uzun kanatlı kuşu kollamağa başladı. Kuş şimdi suyun üstünde aranıyordu.
*********************************************************************************************************
***Yaşlı adam gözlerken kuş nasıl daldı? Kuş kanatlarını nasıl salladı?  Yaşlı adam yunusların nesini görüyordu her çıkşlarında? Yunus nerede yüzüyordu?  Sürü ne büyüklükteydi?
***Yunuz niye uçan balığın altında yüzüyordu?  Kuş nasıl görünüyordu? Neden öyle görünüyordu?
Yaşlı adam, gözlerken kuş kanatlarını kısıp gene daldı, sonra kanatlarını boş bir çaba ile yırtıcı yırtıcı sallayıp uçan balığı kovalamağa başladı. Yaşlı adam, balığı kovalayan yunusların her çıkışlarında küçük kamburlarını görüyordu. Yunus uçan balığın tam altında yüzüyordu, balık suya düştüğünde hızı kesilmemiş olacaktı. Büyük bir sürü diye düşündü. Uçan balığın kurtulma umudu çok az. Kuş da talihsiz görünüyor. Balık ona göre çok büyük, hem de çok hızlı gidiyor.
*********************************************************************************************************
***Uçan balık ve kuşun nelerini gördü balıkçı?  Balıkçı sürü ile ilgili ne düşündü? Sürü ne yaptı?İhtiyar balıkçının oltasına ne takılabilir?  Büyük balık belki nerededir?
Uçan balığın üst üste sıçramalarını, kuşun boşa giden saldırmalarını gördü. Sürü benden uzaklaştı diye düşündü. Çok hızlı gidiyorlar, açıldılar. Belki sürüden ayrılan biri takılıverir oltama, hem belki benim büyük balık da onların ardındadır.

Otomatik soru cevap bu soruların doğru cevaplanmasını gerektirir.  Normal searchte 'kuş' + 'gördü' ile arama yaptığınızda
aramanız bir döküman ya da o dükümanın ilgili sayfasını döker.  Ayrıca, eğer 'görmüş' yazarsanız aramanız başarısız olur.
Oysa fiil ve isim çekimlerini yapan ve kelimelerin köklerini de bulan LANGANA-T ile işlenmiş bir dosyada ilgili cümleyi
otomatik olarak bulursunuz.  Ayrıca o cümle ayrıştırılmış olduğu için kolaylıkla sorunun gerektirdiği cevap şekline
sokulabilir.  Bütün bunları zaman içinde yavaş bir tempo ile ya da gelen taleplere göre yapıp göstereceğim.

Saygılar.

Ali R+ SARAL

Monday, 14 May 2018

Anlam nedir? What is meaning?


 Anlam nedir?  Anlam nasıl oluşur? 

Yeni bir şey ya da kavramla karşılaştığımızda ona bir anlam veremeyiz.  Bu ilişkilendiremediğimiz
şey başlangıçta tamamen bağımsız bir bilinmeyen olarak belleğimize yerleşir.  Bu içi boş bir ‘anlam’dır.  Daha sonra zaman içinde bu anlamsız şeyler ilgili tecrübemiz artar ya da var olan diğer anlamlı şeylerle bu bilinmeyenin ilişkisi canlanmaya başlar.  Bu gelişme giderek artar ve biz
artık bilinmeyen bu şeyi bilmeye daha doğrusu anlamaya başlarız.

Anlam bağlam içinde oluşur.  Anlamı belirleyen içinde bulunduğu bağlamdır.

Bilgisayar tasarımı açısından:  anlam başlangıçta bağlantıları olmayan içi boş bir kayıttır. Daha sonra ilk olarak, bir kelime yani o boş kayıtın temsil ettiği şey ya da etiketi  bu boş kayıta bağlanır.  Bu kelimeyle ilişkili olan kayıtlar program akışı içinde bu boş kayıta bağlanır.  Eğer dikkat edilirse, anlamın kullanılan dilden bağımsız olduğu görülür.  Başlangıçta, ilk eklenen etiket kayıt Türkçe’den başka bir dile çevrilirse o dilde anlama işlemi gerçekleşebilir.


Webster sözlüğü:
1 a: Kişinin özellikle dil aracılığı ile iletmek istediği şey.
b: Özellikle dil aracılığı ile iletilen şey.
2 ima edilen ya da kastedilen şey
webster
1 a:the thing one intends to convey especially by language.
b: the thing that is conveyed especially by language
2 something meant or intended

word reference.com
1. Olduğu kastedilen ya da gerçekten olan şey,
ifade edilen ya da belirtilen; önemlendirilen
word reference.com
1. what is intended to be or actually is,
expressed or indicated;signification

wictionary
1. Bir şeyin semboline karşı düşen değeri
2. Bir şeyi önemlendiren
3. (semantics) Bir kelime ya da cümlenin belirttiği
nesne veya kavram, veya bir cümlenin söylediği.
wictionary
1. The symbolic value of something
2. The significance of a thing.
3. (semantics) The objects or concept that a word or phrase denotes,
or which a sentence says.
Synonyms
(significance): sense anlam???
(symbolic concept): definition(semantics). tanım

free dictionary
1 a. Notasyonlanan şey, temel alınan, veya bir kelime veya cümle
ile ilişkilendirilen
b. İletilen veya kastedilen bir şey
free dictionary
1 a. The denotation, referent, or idea assocaited with a word or phrase.
b. Something that is conveyed or intended,
especially by language;sense or significance





 

Friday, 11 May 2018

LanaganaT Morfolojik Kısaltmalar


Langana-T Türkçe Dil Parçalayıcısının morfoloji aşamasında kullandığı dil değişkenlerinin isimleri (burada var olan dğişkenlerin hepsi yerine bir fikir verecek kadarı belirtilmiştir).


R ö.is.   Root - R kelimenin olduğu gibi sözlükten alındığını belirtir
N is.   Noun - N kelimenin isim kökenli kelimelerin kısmında işlendiğini belirtir.
V f.         Verb - V kelimenin fiil kökenli kelimelerin kısmında işlendiğini belirtir.
---------------------
is.           isim
f.             fiil
sf.           sıfat
zf.           zarf
ed.         edat
ö.is.       özel isim
zm.        zamir
bağ.       bağlaç
ün.         ünlem
----------------------
60           2   35      başka
                Kitabın en başından itibaren 60. kelime, 2. cümle,
                bu cümle içinde 35. kelime
R eda. sf. ===>başka
                'başka' kelimesi root edat veya sıfat'tır.
----------------------
isim ekleri
62           2   37      sandala
N is. ===>sandala   =sandal -a   ^Noun->Noun
                -a eki isimden isim oluşturuyor.
N is. ===>eve   =ev -e   ^Noun->Noun
N is. ===>işi   =iş -i          ^Noun->Noun
R zm. ===>bunları   bu [n] +lar -ı
N is. ===>ağlardan   =ağ  -lar  -dan          ^Noun->Noun
R zm. ===>benden   ben -den
N zf. ===>orda   =orada -da       ^Noun->Noun 
                (Zamirler isim gibi işleniyor, istisnalar dışında)
R zm. ===>Bende   ben -de

N is. ===>haberlerini   =haber  -ler  -ini                 ^Noun->Noun
N is. ===>yalnızlığını   =yalnızlık -ğını       ^Noun->Noun

-----------------------
fiil ekleri = edilgenlik eki + olumsuzluk eki + zaman eki + şahıs eki
V f. ===>okuyacağım   =oku +2y -acağım             ^CEKliGelecek %tr.intr.
V f. ===>bilmiyordu   =bilmi -iyordu       ^ŞimdikiDILIGeçmiş       %tr.intr.
V f. ===>çıkardı   =çıkar -dı          ^GenişDiliGeçmiş => morphoHistory=DiliGeçmiş                             %tr.intr.
V f. ===>verdi   =ver -di               ^DiliGeçmiş        %dat.tr.intr.
V f. ===>olur   =ol -ur    ^IRliGenişZ         %intr.
V f. ===>bitmiş   =bit -miş           ^MİŞliGeçmiş    %tr.intr.
V f. ===>düşünsene   =düşün -sene      ^Şart     %tr.intr.
V f. ===>gel   =gel           ^Emir    %intr.
V f. ===>batmıştı   =bat -mıştı   ^DiliMişliGeçmiş              %intr.

V f. ===>bölüşürüz   =bölüş -ürüz           ^IRliGenişZ
V f. ===>Döndüğüm   =Dön -düğüm      ^Verb->Noun  %intr.
V f. ===>anlatırsın   =anlat -ırsın               ^IRliGenişZ         %tr.intr.dat.
V f. ===>korkuyorum   =kork -uyorum                 ^yorŞimdiZ         %dat.intr.
V f. ===>korkacaksın   =kork -acaksın    ^CEKliGelecek %dat.intr.
V f. ===>alsak   =al -sak                ^Şart     %dat.tr.intr.
V f. ===>Alalım   =Al -alım           ^Emir    %dat.tr.intr.
V f. ===>Aratırım   =Arat -ırım   ^IRliGenişZ         %tr.intr.
V f. ===>istemiyorum   =iste (mi) -iyorum          ^yorŞimdiZ         %tr.intr.

V f. ===>yenilmez   =yen +1il (mez)       ^Verb->Adjective  => morphoHistory=Emir       IRliNegGenişZ   Passive                                 %tr.
V f. ===>bulabilir   =bul +1abil -ir             ^IRliGenişZ         %tr.intr.
V f. ===>alabilirim   =al +1abil -irim         ^IRliGenişZ         %dat.tr.intr.
-----------------------
İsim Kelime tipi Dönüştürücüler
N is. ===>köşedeki   =köşe -deki             ^Noun->Noun/Adjective
N is. ===>denizlerdeki   =deniz  -ler  -deki           ^Noun->Noun/Adjective 
N sf. ===>Balıksız   =balık -sız     ^Noun->Adjective
N is. ===>kısmetli   =kısmet -li   ^Noun->Noun/Adjective
N is. ===>Denizle   =Deniz -le    ^Noun->Adverb
N zf. ===>saatlerce   =saat  -ler  -ce        ^Noun->Adverb 
N is. ===>ellerimle   =el  -ler  -imle          ^Noun->Adverb
N is. ===>zamandır   =zaman -dır            ^Noun->Verb   %intr.
N zm. ===>seninledir   =sen [inle] -dir ^Noun->Verb  %intr. 
N f.  ===>tutanlarsa   =tut -anlarsa         ^Noun->Verb Şart  =>tense analysis= Şart         %tr.intr.

N is. ===>Gözlerinden   =Göz  -ler  -inden           ^Noun->Noun
-----------------------
Fiil Kelime tipi dönüştürücüleri
-----------------------
V f. ===>duran   =dur -an            ^Verb->Noun/Adjective             %intr.
V f. ===>uyurken   =uy -ur -ken               ^IRliGenişZ->Adverb     %dat.intr.
V f. ===>kalkarak   =kalk -arak ^Verb->Adverb ->Adverb          %intr.
V f. ===>olup   =ol -up ^Verb->Adverb               %intr.
V f. ===>döndüğümde   =dön -düğümde            ^Verb->Noun  %intr.
V f. ===>sarsıldığını   =sars +1ıl -dığını    ^Passive  => morphoHistory=Verb->Noun                         %tr.
V f. ===>kaldıkça   =kal -dıkça    ^Fiilden-Zarf dikçe->Adverb => morphoHistory=Verb->Adverb                              %intr.
V f. ===>tutunca   =tut -unca    ^Verb->Adverb               %tr.intr.
V f. ===>oturmadan   =otur (ma) -dan ^Verb->Adverb               %intr.
V f. ===>çıkalı   =çık -alı                ^Verb->Adverb               %intr.

V f. ===>yaşadığımca   =yaşa -dığımca   ^Verb->Adverb               %intr.

------------------------
Zarf kelime tipi dönüştürücüleri
N zf. sf. ===>böylesine   =böyle -sine    ^Adverb->Adverb
V f. ===>ettikten   =et -tikten   ^Verb->Adverb ->Adverb          %tr.intr.dat.
N zf. ===>öncesine   =önce -sine            ^Adverb->Adverb
V f. ===>Çektikçe   =Çek -tikçe                 ^Fiilden-Zarf dikçe->Adverb => morphoHistory=Verb->Adverb                              %tr.intr.

V f. ===>çekilip   =çek +1il -ip    ^Passive  => morphoHistory=Verb->Adverb                     %tr.intr.

İyelik ekleri
------------------------
R zm. ===>O   o
6763      903   1   benim
R zm. ===>benim   ben -im
6764      903   2   kardeşim
N is. ===>kardeşim   =kardeş -im            ^Noun->Noun
R zm. ===>senin   sen -in
R zm. ===>bizim   biz -im
N sf. is. ===>Dostlarımız   =Dost  -lar  -ımız          ^Noun->Noun

Edilgenlik ekleri
-------------------
V f. ===>açıldım   =aç +1ıl -dım ^Passive  => morphoHistory=DiliGeçmiş                              %tr.intr.
V f. ===>soyulmuş   =soy +1ul -muş       ^Passive  => morphoHistory=MİŞliGeçmiş                          %tr.
V f. ===>bozulmamış   =boz +1ul (ma) -mış        ^Passive  => morphoHistory=MİŞliGeçmiş          %tr.intr.
V f. ===>kırılır   =kır +1ıl -ır          ^Passive  => morphoHistory=IRliGenişZ                               %tr.intr.
V f. ===>yenilmez   =yen +1il (mez)       ^Verb->Adjective  => morphoHistory=Emir       IRliNegGenişZ   Passive                                 %tr.
V f. ===>veriliyordu   =ver +1il -iyordu ^Passive  => morphoHistory=ŞimdikiDILIGeçmiş                             %dat.tr.intr.
V f. ===>yenilmezdi   =yen +1il -mezdi                 ^Passive  => morphoHistory=DiliGeçmiş              IRliNegGenişZ                   %tr.
V f. ===>üzülüyorlardı   =üz +1ül -üyorlardı        ^Passive  => morphoHistory=ŞimdikiDILIGeçmiş                             %tr.
V f. ===>kesilirdi   =kes +1il -irdi               ^Passive  => morphoHistory=GenişDiliGeçmiş                 %tr.intr.
V f. ===>utanılacak   =utan +1ıl -acak     ^Passive  => morphoHistory=CEKliGelecek                        %intr.

V f. ===>yatırılıp   =yatırıl -ıp      ^Passive  => morphoHistory=Verb->Adverb                     %tr.intr.
V f. ===>sarsıldığını   =sars +1ıl -dığını    ^Passive  => morphoHistory=Verb->Noun                         %tr.
V f. ===>denilen   =den +1il -en               ^Passive  => morphoHistory=Verb->Noun/Adjective                  %intr.

Nesne Geçişkenliği
------------------
dat.    (dative) dolaylı tümleç yapabilir
tr.           (transitive) nesnesi olabilir
intr.       (intransitive) öznesi olabilir
Eğer bunlardan yalnız bir veya ikisi varsa kelime yalnız o özelliklere sahip olabilir.
Eğer fiil edilgen ise parse aşamasında fiil sözlükte intr. olarak belirtilmişse
bile nesne sahibi olarak işlenir.

R f. ===>vermek             %dat.tr.intr.
N f. ===>vermek   =ver -mek    ^Verb->Noun  %dat.tr.intr.

Wednesday, 9 May 2018

LANGANA-T üzerine


LANGANA-T Türkçe Dil Ayrıştırıcısı (Turkish Language Parser)'nı geliştirme
sürecine ilişkin bazı rakamsal bilgiler:

1- Geliştirme parserlar konusunda 5 yıl tecrübesi olan tek programcı
ile 9 ay sürdü.

2-Program satır sayıları ve fonksiyon sayıları:
NbParseWords.java  8414 lines 112 functions
NbMorphoAnalysis.java 4381 lines 47 functions
NbMorphoAnalysisSub1.java 1229 lines 4 functions
NbMorphoNoun.java 3599 lines 6 functions

3- Kabaca program yapısı:
3.1. Syntax parçalayıcı
3.2. Morfolojik analiz
3.3. 3 aşamada parse

4- Program rule-based'tir ve Özne - Nesne belirleyabilmektedir.

Son söz: 9 ayda toplam 20 bin satırdan az bir miktarda tek kişi
bunu yapabildiyse niye şimdiye kadar bu iş yapılmamıştır anlamak zor.
Bir sorun üniversiteler ve akademik çevrelerdeki yaklaşımdan
kaynaklanmaktadır kanımca.  Günümüzde populer olan yaklaşım
neural networks(NNW)'tür.  Dolayısıyla, akademik olarak bir başarıya
ulaşmak için NNW kullanmak bir zorunluluk oluyor. Hatta,
rule-based yaklaşımla yapılmış bir iş bilimsel açıdan orta veya
aşağı olarak görülmekte. NNW ile  elde edilen sonuçlar ise çok tartışmalı.

Oysa, rule-based sistemle yaklaşık 100 bin satır yazıldığı takdirde
ülkemiz için çok faydalı olabilecek bir dil alt yapısı oluşturulabilirdi.
Almanya'da 5 yıl çalıştığım Hava Trafik Kontrolü sisteminde PL1 olarak
1 milyon 200 bin satır assembler olarak yaklaşık 300 bin satır vardı.
Günde (o zaman) 1200 uçak binlerce yolcu güvenliğini sağlayan rule-based
bir sistemdi.

TUBITAK'ın desteği ile oluşturulabilecek bir Türkçe dil alt yapısı ile
büyük yazı dosyalarından bilgi alma, binlerce sayfalık hukuk davalarında
tutarsızlık vb arama, kanuni telefon kayıtlarının taranması, uçak bakım
sürelerinin kısaltılması, internet üzerinden sorulan sorulara otomatik
cevap verme vb bir çok yeni imkan ülkemizin hizmetine girebilir.
girebilir.